Arabuluculuk Bilgi Bankası

Arabuluculuk

2025’in Anahtar Arabuluculuk İstatistikleri

on yıllarda arabuluculuk, başvuru ve anlaşma taleplerinde en çok artış yaşanan alternatif uyuşmazlık çözümü olarak dikkat çekiyor. Arabuluculuğa artan talebin yükselişi, yalnızca bu yöntemin avantajlarını ortaya koymakla kalmıyor, aynı zamanda toplum içinde giderek değişen ve gelişen bir uyuşmazlık çözüm kültürünün de oluştuğunu gözler önüne seriyor.

Geride kalan yıllara ilişkin adalet istatistiklerine yönelik en güvenilir kaynak olarak gösterilen ve her sene Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan “Adalet İstatistikleri” henüz 2025 yılı için yayına girmemiş olmakla birlikte, farklı kaynaklardan gelen veriler 2025’in Arabuluculuk’ta yine rekor kırılan bir yıl olduğunu gösteriyor. Bu durum, arabuluculuğun son yıllarda sürekli artış gösteren grafiğini de yükselişte tutuyor.

İhlas Haber Ajansı’nın Türkiye Arabulucular ve Arabuluculuk Merkezleri Sözcüsü Dr. Umut Metin’in açıklamalarına dayandırdığı veriler, arabuluculukta başvuru ve anlaşma sayılarının dikkat çekici artışını resmi istatistikler açıklanmadan gündeme getirmiş durumda.

2025’te Arabuluculuk İstatistikleri

Dr. Metin’in açıklamalarına göre, 2024 yılında toplam 895.252 anlaşma sağlanan arabuluculuk dosyalarında, 2025 yılı tam 1.2 milyona ulaşarak kayda değer bir oranda artık gösterdi. Süreçte anlaşmaya ulaşan vatandaş sayısı ise 2.5 milyon olarak açıklandı.

Toplam başvuru sayısının iki milyona yaklaşarak 1.8 milyon olarak kayıtlara geçtiği ifade edilirken, anlaşma oranı da %66 oldu. Bu oran, yapılan her 3 arabuluculuk görüşmesinden ikisinin anlaşma ile sonuçlanması anlamını taşıyor.

Gelişen Toplumsal Uzlaşı Kültürü ve Arabuluculuk

Bu istatistikler içinde dikkat çeken bir nokta da, gönüllü arabuluculuk süreçlerindeki başvuru sayıları oldu.

Türkiye’de arabuluculuk, özellikle yargı üzerindeki yükün azaltılabilmesi için çeşitli alanlarda “dava şartı” olarak uygulanıyor. Yani tarafların birbirlerini mahkemeye vermeden önce mutlaka arabuluculuk yöntemini denemiş olması gerekiyor. Elbette bu durum arabuluculuk dosyalarının giderek artan miktarında önemli bir etkiye sahip.

Ancak verilere detaylı bir şekilde bakıldığında, bu “zorunlu” arabuluculuk süreçlerinin istatistiksel artışta beklendiği kadar büyük bir rol oynamadığı göze çarpıyor.

2025 yılında, gönüllü arabuluculuk süreçlerinde toplam 920.000 anlaşma sağlandı. Son yedi yılda, gönüllü anlaşmaların sayısı tam on beş katına çıktı.

İhtiyari arabuluculuk süreçleri ile ilgili bu dikkat çekici istatistik, hiçbir yasal zorunluluğu olmayan kişilerin arabuluculuk anlaşmalarında asıl çoğunluğu oluşturduğunu gösteriyor.

Toplum içinde giderek artan uzlaşı kültürünün bir başka boyutu da, arabuluculuk anlaşmalarının icra edilme süreçlerinde ortaya çıktı.

Arabuluculuk anlaşmalarının güçlü bir yasal dayanağı olsa da, bu anlaşmalar bir mahkeme kararı ile aynı hukuki ağırlığı taşımıyor. Bu nedenle belli durumlarda tarafların arabuluculuk anlaşmaları ile Sulh Hukuk Mahkemelerine başvurarak İcra Edilebilirlik Şerhi almasına imkan tanınıyor. Bu belge, arabuluculuğu taraflar arasındaki bir süreç olmaktan çıkartıp, bir mahkeme kararı ile aynı nitelikte bir karar haline getiriyor.

2025 yılında, anlaşma sonrasında İcra Edebilirlik Şerhi alan tarafların oranı yalnızca %1 seviyesinde kaldı. Bir başka deyişle, tarafların neredeyse tamamı, arabuluculuk sürecine ve süreç sonunda alınan karara güvenerek bu belgeyi almamayı tercih etti.

Bu belirleyici oran, tarafların arabuluculuk ile yaygınlaşan uzlaşma odaklı kültürü benimsediğini ve tarafların barışçı çözümlere ulaşmayı tercih ettiğini gösteriyor. Bu durum da arabuluculuğun toplumsal faydasını daha net bir şekilde ortaya koyuyor.

2025 yılı için resmi kaynaklardan açıklamalar geldiğinde, sitemizde arabuluculuk istatistikleri ile ilgili daha kapsamlı makaleleri de bulabilirsiniz.


Kaynakça

https://www.iha.com.tr/istanbul-haberleri/2025te-arabuluculukta-rekor-kirildi-355425144