
Arabuluculuk, dünyanın geri kalanında olduğu gibi ülkemizde de giderek ivme kazanan bir “alternatif” çözüm yöntemi. Geleneksel yargı süreçlerine göre daha hızlı, daha az masraflı ve daha az stresli çözümler sunan arabuluculuk, bu özelliği sayesinde giderek daha fazla alanda kullanılmaya başlanıyor.
Türkiye Arabuluculuk Vakfı olarak temel misyonlarımızdan bir tanesi, ülkemizde bu konu hakkında farkındalığı arttırmaya dayanıyor. Bu doğrultuda tüm faaliyetlerimizde arabuluculuğun avantajlarını, kişi ve kurumlara hukuk alanında sağlayabileceği faydaları açıklamaya çalışıyoruz.
“Arabuluculuğun Avantajları” başlıklı yazı serimizde, bu alternatif uyuşmazlık çözüm yönteminin temel avantajlarını detaylı olarak incelemeye çalışacağız.
Arabuluculuk Süreçlerinin Hızlı Olması Neden Önemli?
Bu hedef doğrultusunda, arabuluculuğun belki de en önemli avantajı ile başlıyoruz: Uyuşmazlıkları, mahkeme süreçlerine göre çok daha hızlı çözebilme imkanı.
Uyuşmazlıklar, doğaları gereği hayatımızda istemediğimiz, ancak kişisel ve profesyonel hayatımızda kaçınılmaz olarak yaşadığımız süreçler. Bunların hızlı bir şekilde çözülmesi, süreç içinde bulunan tüm tarafların bu olumsuz durumda daha az kalması ve konuyla ilgili daha az stres yaşaması anlamına geliyor.
Bu nedenle, uyuşmazlıkların en kısa süre içinde giderilmesi herkes için önemli bir faktör haline geliyor.
Geleneksel Yargı Süreçleri ile Ne Kast Ediliyor? Bunlar Neden Yavaş İlerliyor?
Arabuluculuk ve benzeri süreçler, genellikle “alternatif” uyuşmazlık yöntemleri olarak adlandırılıyor, zira geleneksel olarak uyuşmazlıklar tarafların birbirlerine dava açması ile mahkeme salonlarında çözülüyor.
Fakat “geleneksel yargı süreçleri” ile kastettiğimiz mahkeme süreçleri, Türkiye de dahil dünyanın pek çok ülkesinde oldukça yavaş ilerliyor. Mahkeme süreçlerinin yıllarca sürmesi — hatta bu sürenin göz korkutması nedeniyle tarafların birbirine dava açarak haklarını aramaktan vazgeçmesi gibi senaryolar yaygın olarak yaşanıyor.
Mahkeme süreçlerinin bu kadar uzun sürmesindeki temel sebep, yargı sistemlerinde yaşanan yoğunluğa dayanıyor. Özellikle büyük şehirlerde mahkemelerin iş yükü oldukça fazla oluyor. Bu durum, duruşma tarihleri arasında aylarca sürebilen bekleme süreleri yaratabiliyor.
Buna ek olarak, mahkemeler doğaları gereği formal prosedürlere dayanıyor. Delil toplama, bilirkişi incelemesi, tanık ifadeleri ve temyiz aşamaları gibi adımların her biri kendi içinde uzun zaman alıyor. Taraflardan birinin talebi veya itirazı bile, davaların aylar ya da yıllar sürebilmesine yol açabiliyor.
Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, mahkeme süreci genellikle hem zaman hem de maliyet açısından yıpratıcı bir hal alıyor.
Arabuluculuk Neden Çok Daha Hızlı İlerliyor?
Arabuluculuk, temel olarak taraflar arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların mahkeme dışında çözülmesini sağlayan alternatif bir yöntem. Bu süreçte taraflar, bağımsız ve tarafsız bir arabulucu eşliğinde, karşılıklı olarak uzlaşabilecekleri bir çözüm bulmaya çalışıyor.
Yargı sürecinden farklı olarak arabuluculuk, tarafların kendi iradeleriyle yönlendirdikleri, daha esnek ve kişiselleştirilebilir bir platform sunuyor. Bu sayede taraflar hem iletişim kurma biçimlerini hem de çözüm yollarını kendileri belirleyebiliyor.
Arabuluculuğun en belirgin avantajlarından biri, süreçlerin tamamen tarafların inisiyatifiyle yürütülmesine dayanıyor. Mahkemelerde olduğu gibi belirlenmiş takvimlere, yoğun duruşma sıralarına veya zorunlu prosedürlere bağlı kalınması gerekmiyor. Taraflar ve arabulucu, uygun oldukları zaman dilimlerinde görüşmeler yapabiliyor ve çözüm kararı çoğu zaman birkaç oturum içinde alınabiliyor. Günümüzün imkanları ile, belli senaryolarda tarafların fiziksel olarak bir araya gelmesine bile gerek kalmayabiliyor: Konunun buna elverişli olduğu durumlarda bütün süreç, video konferans ve benzeri yöntemler üzerinden yürütülebiliyor.
Arabuluculuğun bir başka avantajı da, mahkeme süreçlerine göre daha az usul ve kural içermesine dayanıyor. Takip edilmesi gereken prosedür sayısı mahkemelere göre daha az olduğu için, arabulucular doğrudan tarafların beklenti ve isteklerine yoğunlaşabiliyor ve buna yönelik bir iletişim zemini hazırlayabiliyor. Böylece uyuşmazlık, mahkemelere göre çok daha az hukuki detaya takılarak ilerliyor.
Birçok durumda, arabuluculuk birkaç gün içinde çözüme ulaşabilirken, benzer bir uyuşmazlığın mahkeme yoluyla çözülmesi aylar, hatta yıllar sürebiliyor. Bu da arabuluculuğu, özellikle zamanın kritik uyuşmazlıklarda önemli bir seçenek haline getiriyor.
Hızlı Süreçlerin Kazandırdıkları
Bir çözüme daha hızlı şekilde ulaşabilmek, taraflar için pek çok avantaj sağlıyor.
En bariz konu olarak, iki tarafın da çözmeye çalıştığı uyuşmazlık süreçleri mahkemelere göre çok daha hızlı bir şekilde çözüme kavuşmuş oluyor. Böylece taraflar bir karara ulaşmak için yıllara varan sürelerde beklemek yerine, aralarındaki anlaşmazlıkları çok daha hızlı çözebiliyor.
Özellikle maddi veya duygusal konularda, sürecin hızlı ilerlemesi tarafların hayatına devam etmesini de kolaylaştırıyor. Uzun süreler boyunca belirsizlik ve gerginlik içinde beklemek yerine, ortak zeminde bir karar alabilme imkanı, taraflar üzerindeki stresi ciddi oranda azaltıyor.
Bu yazıda bilinçli olarak çok yer vermemiş olsak da, süreçlerin kısa sürmesinin mahkemelere göre çok daha az maliyet oluşturması da en kritik etkenlerin başında yer alıyor. Yazı serimizin bir sonraki bölümünde, arabuluculuk süreçlerinin maliyet açısından yarattığı avantajları daha detaylı olarak ele alacağız.
Sonuç
Arabuluculuk, uyuşmazlıkların çözümünde yalnızca barışçıl bir alternatif değil, aynı zamanda hız ve verimlilik açısından da güçlü bir yöntem sunuyor.
Mahkeme süreçlerindeki yoğunluk, prosedür yükü ve bekleme süreleri düşünüldüğünde, arabuluculuk taraflara zaman, maliyet ve enerji tasarrufu sağlıyor.
Hukuk sistemlerinin giderek daha karmaşık hale geldiği bir dünyada, arabuluculuk hızlı çözümler sunarak hem bireylerin hem de kurumların daha sürdürülebilir bir şekilde ilerlemesine katkıda bulunuyor. Bu yönüyle arabuluculuk, yalnızca alternatif bir çözüm değil, geleceğin temel uyuşmazlık çözüm yollarından biri olma yolunda ilerliyor.