
Günümüzde, arabuluculuk giderek hukuki süreçlerin önemli bir parçası haline geliyor. Anlaşmazlıklarını bu yöntemle çözen kişi ve kurum sayısı arttıkça, arabuluculuk ile ilgili bazı önemli sorular da giderek daha fazla sorulmaya başlanıyor.
Özellikle süreç içinde olan veya anlaşma kısmını tamamlayan kişiler, arabuluculuk ile varılan anlaşmaların daha sonradan geçersiz kalıp kalamayacağını merak edebiliyor. Bu konuyla bağlantılı olarak, “Arabuluculuk ile varılan anlaşmanın bozulması mümkün mü?” veya “Arabuluculukta çıkan karara itiraz edebilir miyim?” gibi sorular çok sık soruluyor.
Bu yazıda, arabuluculuk kararlarının bağlayıcılığı, bu kararlara itiraz etmenin mümkün olup olmadığı ve arabuluculuk ile ulaşılan anlaşmaların daha sonradan iptal edilip edilemeyeceği yönünde temel bilgileri aktarmaya çalışacağız.
Hızlı Bilgi: Arabuluculuk Anlaşmalarının İptali Konusundaki Zorluklar ve Dikkat Etmeniz Gerekenler
Arabuluculuk anlaşmalarının iptaline ilişkin bu soruların detaylı açıklamaları ve dikkate alınması gereken önemli istisnaları bulunuyor. Bununla birlikte, temel olarak arabuluculuk ile yapılan uzlaşıların bozulmasının oldukça zor olduğunu ifade etmek gerekiyor.
Bu zorluğun temelinde, arabuluculuğun doğası ve alınan kararların niteliği yatıyor. Doğası gereği, arabuluculuk her iki tarafın da anlaşmayı kabul edeceği noktaya kadar görüşmelerin devam etmesini gerektiriyor. Aynı zamanda, bu süreçlerin hiçbir noktasında “zorlama” veya “anlaşma gerekliliği” bulunmuyor. Bu nedenle taraflar orta bir noktada buluşmadığı takdirde, arabuluculuk süreci zaten bir anlaşma ile sonuçlanmamış oluyor.
Arabuluculuğun bir anlaşma ile sonuçlandığı durumlarda ise, taraflar açık ve net bir şekilde, yazılı bir anlaşmaya imza atarak bu süreçte alınan kararı kabul ettiklerini ifade etmiş oluyor. Varılan anlaşma tamamen tarafların inisiyatifine ve ortak kararına bağlandığı için, teorik olarak bu sürecin sonunda kararın iptal edilmesi için aslında bir sebep olmaması gerekiyor.
Arabuluculuk anlaşmalarının yasal zemini de bu niteliği güçlendiriyor. İptal ve itiraz gibi konuları değerlendirirken, arabuluculuk sonucunda imzalanan anlaşmanın herhangi bir sözleşmeye göre çok daha güçlü bir hukuki etkisi olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Kısa bir özet yapmak gerekirse, arabuluculuk anlaşmaları:
- Hukuken bağlayıcı metinler olarak değerlendiriliyor. Yani anlaşmalar, taraflar için kesin hükümler doğruyor.
- Kesin delil olarak kabul ediliyor. Yani tarafların bu anlaşmayı imzaladıktan sonra anlaşmayı inkar etme gibi bir şansı bulunmuyor.
- İcra edilebilirlik şerhi alındığı senaryolarda, mahkeme kararları ile tamamen aynı nitelikte değerlendiriliyor. Özellikle bu şerhin alındığı senaryolarda, arabuluculuk süreçlerinin iptali büyük ölçüde imkansız hale geliyor.
Yazının geri kalanında detaylandıracağımız gibi, arabuluculuk süreçlerinin iptal edilmesi için, alınan kararlara ilişkin daha sonradan farkına varılan bir memnuniyetsizlik yeterli sebep teşkil etmiyor. İptal ve itiraz şartları, ancak sürecin kendisinde veya alınan kararların niteliğinde hukuken kabul edilemeyecek durumlar olduğunda gerçekleşebiliyor.
Somut Tavsiyeler: Arabuluculuk Kararları ile İlgili Kritik Detaylar
Bu noktada eğer kendi arabuluculuk süreçlerinizde alınan veya alınacak kararların doğası ile ilgili bir endişeniz varsa, aşağıdaki temel önerilere göre hareket etmenizi tavsiye ediyoruz:
- Eğer halihazırda devam eden bir arabuluculuk sürecindeyseniz ve alınacak kararın daha sonradan bozulup bozulamayacağını merak ediyorsanız; arabuluculuk sürecinin kendisi veya alınacak kararların yasal zemini konusunda istisnai bir problem yoksa, bu kararın iptal edilmesinin çok düşük bir ihtimal olduğunu bilmeniz gerekiyor. Henüz anlaşma imzalamadıysanız, görüşmeler ilerlemiş olsa bile uzun vadeli olarak tamamen içinize sinmediği sürece arabuluculuk sonucunda yazılı bir anlaşma imzalamamanızı, eğer mümkünse sizi memnun edecek şartlarla anlaşmaya çalışmanızı öneriyoruz. Eğer bu mümkün değilse ve alınması beklenen kararlar sizi memnun etmiyorsa, arabuluculuk sürecinde anlaşamadığınızı kabul etmek ve herhangi bir anlaşma imzalamamak uzun vadede daha mantıklı bir karar haline geliyor.
- Bu sebeplerle, arabuluculuk süreçlerinde olan herkesin; anlaşmayı imzalamadan önce tüm şartları dikkatle okuması, gerekirse imza atmadan önce bir avukata danışması ve özellikle haklarından feragat ettikleri durumlarda bunun geri dönüşünün olmayabileceğini hatırlayarak hareket etmesi gerekiyor. Süreç içinde kendini baskı altında olan veya bir anlaşmaya varmak yönünde stres hisseden kişilerin, arabuluculuğun gönüllülük esasına dayandığını hatırlaması ve mutlaka bu durumu arabulucuyla paylaşması önem taşıyor.
- Eğer geçmişte imzalamış olduğunuz bir arabuluculuk anlaşması varsa ve şu anda bu süreçle ilgili bir problem yaşıyorsanız; aşağıdaki özel durumları incelemenizi ve bu durumların sizin anlaşma süreciniz için geçerli olup olmadığını incelemenizi öneriyoruz. Bu durumlardan hiçbirisi sizin için geçerli değilse, arabuluculuk kapsamında imzaladığınız anlaşmanın kalıcı olduğunu ve çok yüksek ihtimalle bağlayıcı olacağını kabul etmeniz gerekiyor.
Arabuluculuk Anlaşmasının Bozulması Ne Anlamına Geliyor?
Bu özel detaylara girmeden önce, arabuluculuk anlaşmasının iptal edilmesinin tam olarak ne anlama geldiğini detaylı bir şekilde irdelemek gerekiyor.
Sitemizdeki ilgili yazılardan daha detaylı okuyabileceğiniz gibi, arabuluculuk süreçleri ihtiyari arabuluculuk (tarafların gönüllü olarak başlattığı süreçler) ve “dava şartı” arabuluculuk (tarafların birbirine dava açmadan önce arabuluculuk yöntemini denemesini zorunlu kılan süreçler) olarak ikiye ayrılıyor.
İhtiyari arabuluculuk süreçlerinde anlaşmanın iptal edilmesi sadece durumun anlaşma öncesi şartlara geri dönmesi anlamını taşıyor. Ancak bu süreçler tarafların zaten tamamen gönüllü olarak başlattığı süreçler olduğu için, bu süreçlerde varılan anlaşmaların iptal edilmesi oldukça zor hale geliyor. Kaynakça bölümünden detaylı emsal kararlardan görebileceğiniz gibi, bu tarz anlaşmaların iptali için açılan davalar genellikle başarısızlıkla sonuçlanıyor.
Dava şartı arabuluculuk süreçlerinde ise, anlaşmanın iptali önemli alt anlamlar taşıyor. Dava şartı arabuluculuk süreçlerinde imzalanmış bir anlaşmanın iptal edilmesi, taraflara konuyla ilgili tekrar dava açma şansı veriyor. Bu ayrım oldukça önemli bir detaya işaret ediyor, zira dava şartı arabuluculukta bir anlaşma imzalanmış olması – bu anlaşma iptal edilmediği sürece – tarafların birbirine dava açamayacağı anlamına geliyor.
Arabuluculuk Anlaşması Hangi Şartlarda İptal Edilebilir?
Arabuluculuk anlaşmasının iptal edilebilmesi için önemli olan konu, tarafların aldığı kararın kendisinden ziyade, bu sürecin usüllere ve yasalara uygun ilerlemesine dayanıyor.
Bu süreçlerin mutlaka gereken temel usül ve yöntemlere göre ilerlemesi gerekiyor. Bu doğrultuda;
- Geçerli ve mutlaka yazılı bir anlaşma ile sonuçlanmayan,
- Tarafların ve arabulucunun imzasını içermeyen,
- Açılış konuşması gibi gerekli süreçlerin yaşanmadığı,
- Veya sürecin arabuluculuğun yasal olarak belirlenen koşullarından farklı şekilde ilerlediği; örneğin arabulucunun tarafları bilgilendirmeden süreci yönettiği veya son tutanağın arabulucu olmadan imzalandığı durumlarda anlaşmalar iptal edilebiliyor.
Bu konuların dışında, arabuluculuğun doğası gereği izlenmesi gereken etik süreçler takip edilmediyse de anlaşmanın iptal edilmesi mümkün olabiliyor.
Örneğin;
- Taraflardan birisi, tehdit, baskı, hile, yanıltma vb. gibi yöntemlerle anlaşmaya zorlandıysa,
- Taraflardan birisi, — dava şartı olmayan bir konu için — doğrudan arabuluculuk sürecine zorla dahil edildiyse,
- Taraflardan birisi, doğru olmayan, bilinçli olarak yanıltıcı metinlere dayanan vb. bir anlaşma metnine imza attıysa,
- Anlaşma kapsamındaki yazılı metinde önemli bir husus kasıtlı ve yanıltıcı şekilde gizlendiyse, anlaşmaya ikna etmek için sahte evraklar kullanıldıysa,
arabuluculuk anlaşmasının iptal edilmesi mümkün olabiliyor. Fakat bütün bunların basit süreçler olmadığını hatırlamak ve somut delillerle kanıtlanması gerektiğinin bilincinde olmak gerekiyor.
Üçüncü bir kategori olarak, arabuluculuk metninde yer alan maddelerin, tarafların hür iradesi ile imzalanmış olsa bile, mevcut yasalara ve kamu düzenine uygun olması gerekiyor. Bu doğrultuda, eğer anlaşma maddelerinden bir tanesi, taraflardan birinin yasal olarak sahip olduğu bir haktan feragat etmesini içeriyorsa, arabuluculuk anlaşmasının iptal edilmesi mümkün olabiliyor.
Taraflardan bir tanesi, böyle bir süreç içinde olduğuna inanıyorsa, arabuluculuk tutanağının iptaline ilişkin bir dava açma hakkına sahip oluyor. Ancak sürecin başarıyla sonuçlanması için, iptal davası açma gerekçelerinin ve bunların kanıtlarının somut bir şekilde mahkemeye sunulması gerekiyor.
Sonuç
Tüm bu bilgilerin gösterdiği gibi, arabuluculuk anlaşmalarının iptal edilmesi teorik olarak mümkün olsa da, oldukça zorlu süreçler gerektiriyor. Alınan karar ne olursa olsun, taraflardan birinin daha sonra bu sonuçtan memnun olmadığına karar vermesi arabuluculuk anlaşmasının iptal edilmesine imkan tanımıyor.
Arabuluculuk anlaşmasının iptal edilebilmesi için, ya alınan kararların yasalara aykırı bir nitelik taşıması, ya da arabuluculuk sürecinde hile, zorlama, usülsüzlük gibi hatalar yapılmış olması gerekiyor. Böyle durumlarda da, bu süreçlerin tamamının mahkeme önünde somut bir şekilde kanıtlanabilmesi gerekiyor.
Bu nedenle, arabuluculuk süreçlerinde alınacak kararları detaylı olarak irdelemek, süreç boyunca arabulucu ile iletişimde kalarak sadece anlaşmanın boyutlarını değil, sürecin ilerleyişini de karşılıklı olarak değerlendirmek gerekiyor. Anlaşmaların iptali oldukça zor olduğundan, tamamen tarafların hür iradesine dayanan bu süreçlerde yüzde yüz emin olunmadığı sürece son anlaşma tutanağını imzalamamak büyük önem taşıyor.