
Arabuluculuk, dünya genelinde tarafları barışçıl çözümlere ulaştırması ve genellikle yüksek başarı oranları elde edilmesi nedeniyle uyuşmazlık çözümlerinde giderek önem kazanıyor.
Ülkemizde de yükselen bir trende sahip olan arabuluculuk süreçlerinde başarı oranını daha da artırmak için hem tarafların, hem de arabulucuların dikkate alabileceği bazı önemli detaylar bulunuyor.
Bu kısa yazıda, hem arabulucular açısından, hem de taraflar açısından uyuşmazlıkların daha ideal şekilde çözülebilmesi için gerekli olan kritik süreçlerden bahsedeceğiz.
Arabuluculuk konusundaki tecrübemize dayanan bu önerilerimiz sayesinde, sadece süreçlerin teknik açıdan bir anlaşma ile sonuçlanmasına değil, her iki tarafın da mutlu olacağı ve görüşmelerin hızlı ilerlemesini sağlayacak önemli ipuçları vermeye çalışacağız.
Katılım
Arabuluculuğun etkili bir şekilde ilerleyebilmesi için en büyük gereklilik, tarafların sürece etkin katılım göstermesine dayanıyor. Bu elbette süreçlere fiziksel veya dijital platformlar üzerinden kelime anlamıyla katılım göstermeyi de içeriyor: Tarafların toplantılara gelmediği senaryolar arabuluculuk konusundaki en büyük engeli oluşturuyor.
Fakat daha önemli olan, tarafların arabulucuculuk sırasında aktif katılım göstermesi. Kendi fikirlerini ve beklentilerini açıkça ifade ederek, arabulucuların yönergelerini olumlu ve yapıcı bir şekilde karşılayarak sürece katkıda bulunan katılımcılar, arabuluculukta hem daha tatmin edici, hem de daha hızlı sonuçlar alıyor.
İronik gibi gözükse de, sürece emek göstererek katılım sağlamak aslında uzun vadede herkesin daha az yorulmasını sağlıyor. Aktif katılım ile ilerleyen arabuluculuk süreçleri daha hızlı ve daha az görüşme ile tamamlanabiliyor.
Burada arabuluculara da elbette çok büyük bir rol düşüyor. Tarafların sürecin bu şekilde daha hızlı ilerleyeceği konusunda bilgilendirilmesi, herhangi bir baskı yapmadan onları konuşmaya ve kendi perspektiflerini aktarmaya davet etmesi; toplantılar sırasında yapıcı ve etkileşime dayalı bir tavır içinde olması önem kazanıyor.
Yetki
Çok bariz gözükmesine rağmen vakalarda arabulucuların karşılaştığı durumlardan bir tanesi tarafların üzerinde anlaşmazlık yaşadıkları süreçleri etkili bir şekilde karara bağlayabilecek yetkiye sahip olmaması.
Örneğin, bir şirket ile tedarikçisi arasında ödeme konusunda bir anlaşmazlık çıktığında, arabuluculuk sürecinde şirketi temsilen orta düzey bir yönetici masaya oturabiliyor. Görüşmelerde taraflar belli çözüm önerileri üzerinde anlaşsa bile, bu yönetici tek başına bütçe belirleme ve ödeme kararı verme gibi yetkilere sahip olmadığı için, süreç tıkanabiliyor. Benzer şekilde, aile içi bir miras paylaşımında sadece kardeşlerden birinin masaya oturması durumunda, diğer mirasçıların onayı olmadan bağlayıcı bir sonuca ulaşmak mümkün olmayabiliyor.
Burada arabulucuların sürecin başlangıcında tarafların konu alınan uyuşmazlık konusunda yetki sahibi olduğunu detaylı ve hukuki açıdan incelemesi önem kazanıyor. Bu noktada, karar alma gücü olan kişilerin de süreç hakkında bilgilendirilmesi, eğer gerekliyse onların da sürece dahil edilmesi gerekiyor.
Doğru Arabulucu Seçimi
Yine süreç başında verilen ve tüm sürecin ilerleyişini belirleyen kritik bir konu, doğru arabulucu seçimi yapmaya bağlanıyor.
Buradaki seçim, arabulucuların süreci yönetebilecek yetkinliğe sahip olmasından ziyade, uyuşmazlık türüne ve belli noktalarda alt kategorilere göre doğru kişilerin seçilmesine dayanıyor. Türkiye ve dünya genelinde arabulucu olmak için pek çok kriter bulunması ve bu mesleği yapan kişilerin yoğun değerlendirme süreçlerinden geçmesi, bu mesleği yapan kişilerin belli yetkinliklere sahip olmasını halihazırda garanti altına alıyor. Ancak uyuşmazlık alanlarında doğru tecrübeleri olan kişileri seçmek yine de büyük önem taşıyor.
Örneğin, aile arabuluculuğu gibi daha kişisel süreçler alanda çalışan arabulucuların, bu uyuşmazlıkların psikolojik boyutlarını yönetebilecek yetkinliğe sahip olması gerekiyor. Ticari süreçlerde arabulucuların bu alandaki yasalara hakim olması, sektörel tecrübe ve daha önce benzer süreçler üzerinde çalışmış olması arabuluculuğun daha hızlı ve kolay ilerlemesini sağlayabiliyor. Belli noktalarda, arabulucuların o anki iş yoğunlukları, merkezdeki uyuşmazlığın çözülmesi için harcayabilecekleri işgücü gibi etkenler bile önem kazanıyor.
Bu noktada, arabuluculara kendilerine gelen uyuşmazlıklar sürecinde dürüst ve mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun geri bildirimler vermesi önem kazanıyor. Gerektiğinde tarafları ilgili uyuşmazlık alanında daha tecrübeli meslektaşlarına refere etmek dahil pek çok yöntem, sağlıklı bir iletişim zemini hazırlamakta büyük rol oynuyor.
Tarafların bilgilendirilmesi
Arabuluculuğun bir anlaşma ile bitmesinden bağımsız olarak her iki tarafın da mutlu ve adil bir sonuca ulaştığını hissetmesi açısından büyük önem taşıyan bir husus da, arabulucuların tarafları süreç başında bilgilendirmesine dayanıyor.
Bu konu, hem daha önce hiç arabuluculuk süreci içinde yer almamış kişilere arabuluculuğun nasıl işleyeceğini, toplantıların nasıl yapılacağını, ne gibi hazırlıklar yapılmasını açıklamaya, hem de süreç hakkında gerçekçi beklentilerin oluşturulmasına dayanıyor.
Bu noktada arabulucuların, her iki tarafla iletişim kurup uyuşmazlığın yasal zeminini inceledikten sonra ulaşılabilecek ideal senaryolar hakkında gerçekçi bilgiler sunması gerekiyor. Örneğin, bir işçi – işveren uyuşmazlığında işçinin masaya 300.000 TL tutarında ek tazminat elde etmeyi umarak oturduğu, ancak yasal olarak alabileceği en yüksek bedelin 50.000 TL olduğu durumlarda arabulucuların bu bilgileri önceden taraflarla paylaşması önem taşıyor.
Bu bilgilerin baştan paylaşılması ve ulaşılabilecek sorunlar konusunda net olunması, tarafların süreçten duyduğu memnuniyeti doğrudan etkiliyor. işçi arabuluculuk sonunda tazminat almaya hak kazansa bile, baştaki beklentisine ulaşamamak bir hayal kırıklığı yaratabilecekken, sürecin başında bu beklentisinin gerçekçi olmadığı konusunda bilgilendirmesi ve alabileceği azami tutarı kazandığı bilgisi, aynı sonucun çok daha tatmin edici bir sonuç olarak değerlendirmesi anlamına geliyor.
Hazırlık
Arabuluculuk ile ilgili en önemli gerçeklerden biri, bunun kişiler ve kurumlar arasında uyuşmazlıklara dayandığı ve kimsenin bu süreçleri yaşamaktan mutlu olmadığı gerçeği. Özellikle süreçlerin daha hızlı tamamlanmasında, hazırlık aşaması büyük bir rol oynuyor.
Tarafların arabuluculuğa konu hakkında bilgili, yetkili ve gereken belgelere sahip olarak gelmesi, hem arabulucuların işini kolaylaştırıyor hem de süreçlerin süratle tamamlanmasına yol açıyor. Bu nedenle ilk toplantının ardından tarafların gerekli hazırlık ve organizasyonu yapması büyük önem taşıyor.
Süreci yöneten tarafta, arabulucunun uyuşmazlık hakkında kendi araştırmalarını yapması, tarafların bakış açılarını bilmesi ve konu hakkındaki yasal zemine hakim olması en önemli gereklilikler olarak karşımıza çıkıyor. Bunun yanı sıra, tarafları hazırlıklı olmanın önemi hakkında bilgilendirmek ve ihtiyaç duyacakları bilgi – belgeler konusunda somut bilgi vermek de arabuluculara düşüyor.
Tüm bu maddeler içinde, arabuluculuk süreçlerine hazırlık konusu belki de en kapsamlı olarak ele alınabilecek konu. Sitemizde bu konuya yer verdiğimiz özel bir makale için aşağıdaki yazımızı da inceleyebilirsiniz.
Arabuluculuk Süreçlerine Hazırlanmak
Sonuç
Tüm bu aşamaların yerine getirilmesi ile, arabuluculuk süreçlerine çok daha bilinçli bir şekilde yaklaşabilir, içinde bulunduğunuz uyuşmazlıkları çok daha hızlı bir şekilde sonuca ulaştırabilirsiniz. Eğer arabuluculuk yapıyorsanız, tarafları bu maddelerde yer alan temel fikirlere göre yönlendirerek, süreçlerinizin çok daha verimli geçmesini sağlayabilirsiniz.
Arabuluculuk yapıyor veya şu anda bir arabuluculuk süreci içinde yer alıyorsanız, uzman kadromuzun kendi süreçlerinize özel yorum ve önerileri için bize her zaman İletişim sayfamızda yer alan bilgilerden ulaşabilirsiniz.