
Arabuluculuk, hukukun giderek yükselen bir alanı olmanın yanı sıra, tarafların çatışmalarını doğru şekilde yönetmeyi gerektiren bir iletişim alanıdır. Bir arabuluculuk sürecinin başarılı olması için, yalnızca sürecin hukuki detaylarının irdelenmesi yeterli değildir: Aynı zamanda oldukça gerilmiş ilişkilerde ortaya çıkan çatışmaları ve tarafların psikolojilerini de yönetmek gerekir.
Arabulucular, bu süreçleri doğru yönetmek için çeşitli çatışma çözüm (ing. “conflict resolution”) stratejileri kullanır. Bunlar, aynı zamanda arabuluculuk hakkında yazılan akademik literatürün de önemli konularından bir tanesidir.
Türkiye Arabuluculuk Vakfı olarak genel bilgilendirme amacıyla başladığımız bu yazı dizisinde, arabuluculukta kullanılan temel çatışma yöntemlerini listelemeye ve bunlar hakkında sizlere açıklayıcı örnekler sunmaya çalışacağız.
Yazı Serimizin Amacı
Yazı serimizin temel amacı, arabuluculuk ile ilgilenen ve ileride bu alanda uzmanlaşmayı düşünen hukuk öğrencilerini bilgilendirmek üzerine kurulmuştur.
Elbette, arabuluculuk sürecinde olan ve bu yöntem hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen herkes bu yazı serisinden faydalanabilir. Arabuluculukta kullanılan çatışma çözüm yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmak, sürece aktif katılım sağlamanızı ve yapıcı adımlar atmanızı kolaylaştırabilir. Aynı zamanda arabulucuların süreçte elde etmeye çalıştığı kazanımları daha iyi kavramanızı ve bunlara uyum sağlayarak kendi süreçlerinizi daha hızlı çözmenizi de sağlayabilir.
Yazı serimizin bu ilk halkasında, arabuluculuk süreçlerinde en çok kullanılan çatışma çözüm yöntemlerinden bir tanesi olan “yeniden çerçeveleme” yöntemine odaklanacağız.
Arabuluculuk ve Çatışma Çözüm Yöntemleri: Yeniden Çerçeveleme (Reframing) Nedir?
Yeniden Çerçeveleme, çok basit bir ifade ile, arabuluculuk sürecinde tarafların beyanlarını farklı bir şekilde ifade etmek olarak tanımlanabilir.
Biraz daha kapsamlı bir tanım yapmak gerekirse, bu anlam içinde “çerçeveleme” çatışmanın tanımlanma şeklini veya bir öneri yapılırken kullanılan cümleleri ifade eder. Yeniden çerçeveleme ise, merkezdeki temel düşünce değiştirilmeden kurulan cümlelerin sürecin çözümüne katkı yapacak şekilde tekrar dile getirilmesini sağlar.
Arabuluculuk süreçleri, iki taraf arasındaki bir anlaşmazlıktan kaynaklanır. İşlerin hukuki noktaya geldiği durumda, taraflar birbirlerine karşı kırgın, kızgın ya da suçlayıcı tavır içinde olabilir. Sürecin kendisinin de taraflar üzerinde stres veya üzüntü gibi etkileri olabilir.
Böyle bir durumda, insanların fikirlerini ifade ederken her zaman en yapıcı şekilde konuşmasını beklemek doğru değildir. Böyle senaryolarda, suçlayıcı, öfkeli, hatta sert cümleler kurulabilir. Ancak tarafların duygusal olarak bu hisleri yaşamasından ve bunların haklılığından bağımsız olarak, böyle bir perspektifden söylenen cümleler uyuşmazlığın çözümü açısından çoğu zaman herhangi bir olumlu etkiye sahip olmaz.
Arabulucular, yeniden çerçeveleme yöntemini kullanarak tarafların düşüncelerini daha net bir şekilde ifade etmesini ve daha işlevsel, daha objektif amaçlara yoğunlaşmasını mümkün kılabilir.
Örneğin, evli bir çiftin başvurduğu bir arabuluculuk sürecinde, taraflardan bir tanesi şöyle bir ifade kullanabilir:
Beni hiç dinlemiyor, artık önemsizmiş gibi hissetmekten çok yoruldum. Özellikle geçen sene yaptıkları bu evliliği benim için berbat etti.
Arabulucu ise, bu cümleleri şu şekilde yeniden çerçeveleyebilir:
Saygı görmek ve dinlendiğinizi hissetmek sizin için çok önemli gibi duruyor. Geçtiğimiz yılda yaşananların ardından, bundan sonra ilişkinizin daha iyiye gitmesi için ne olmasını isterdiniz?
İfade edilen cümleler arasında çok bir fark yokmuş gibi gözükse de, yeniden çerçeveleme tartışmanın gidişatını birkaç önemli şekilde değiştirir:
- “Beni hiç dinlemiyor” gibi suçlayıcı bir ifade yerine, “dinlenme ve saygı görme” istekleri dile getirilmiş olur. Böylece suçlama yerine ihtiyacın dile getirilmesi sağlanır.
- Geçmişte yaşananlara odaklanmak yerine, çözüm için gelecekte neler değişmesi gerektiğine odaklanarak yapıcı bir adım atılır.
“Yeniden Çerçeveleme” metodunun önemi ve çalışma prensibi
Yeniden Çerçeveleme’nin arabuluculara ve arabuluculuk süreçlerine temel katkısı, problemlerin daha “işlevsel” bir şekilde ifade edilmesini sağlamaktır.
Bir uyuşmazlık içinde olan taraflar, ilk reaksiyon olarak yaşadıkları anlaşmazlık ile ilgili olumsuz hislerini, yaşadıkları problemleri ve karşı tarafı suçlayan boyutları ön plana çıkartabilir. Çoğu durumda, bu hislerin ve ifadelerin arkasında haklı sebepler olabilir.
Fakat arabulucu açısından, bunların sürecin çözümü açısından taşıdığı önem sınırlıdır. Bir çalışan ile işveren arasındaki uyuşmazlıkta, haklarının yendiğini düşünen çalışan arabulucuya gelene kadar maddi ve manevi olarak çok zorluk çekmiş ve haklı olarak bununla ilgili yoğun üzüntü, öfke veya stres hissetmiş olabilir. Fakat bu andan itibaren, çalışanın yaşadığı zorluklara yoğunlaşmak, onun olumsuz duygularını değerlendirmek mevcut sorununun giderilmesi için herhangi bir avantaj sağlamayacaktır.
Bu nedenle yeniden çerçeveleme süreçleri, belli temel prensipler etrafında şekillenir.
1 – Önemli olan, geçmişte yaşananlara ve bu yaşananların taraflar üzerinde yarattığı olumsuz etkilere değil; geleceğe ve bu olumsuz etkilerin gelecekte ortadan kaldırılmasına yoğunlaşmaktır.
2 – Tarafların birbirini suçlaması – haklı olsalar bile – çözüme ulaşılması konusunda herhangi bir etkiye sahip olmayacaktır. Bu nedenle “suçlama” yerine, tarafların sürecin çözümü sırasında ve sonrasında “sorumluluk” alması daha yapıcı bir çözümdür.
3 – Tarafların süreçle ilgili hissettikleri ve bakış açıları, sürecin çözülmesi konusunda düşük etkiye sahiptir. Bir arabuluculuk sürecinin çözüme ulaşması için gereken, tarafların taleplerini ve belki daha da önemlisi, gerçek ihtiyaç / isteklerini değerlendirmektir. Arabulucular, söylenen cümlelerin arkasındaki gerçek niyetleri ortaya çıkartarak, sürecin daha hızlı çözülmesini sağlayabilir.
Bu durum, yeniden çerçevelemenin taleplerin dile getirildiği durumlarda bile kabul edilebilecek ortak bir zemin yaratmak için kullanılabilir. Yine bir örnek üzerinden gidecek olursak:
Taraf 1 – Yapılan işin tüm kredisi ona kaldı. İşin yarısından fazlasını ben yaptım ama kimsenin bundan haberi yok. Verdiğim emek için 500.000 ₺’lik bir karşılık istemeye hakkım olduğunu düşünüyorum.
Arabulucu: Yaptığınız iş konusunda takdir görmek sizin için çok önemli gibi anlaşılıyor.
Bu cümle, süreç içindeki dargınlık ve suçlama hisleri yerine, “takdir görme isteği” gibi somut bir ihtiyacı ortaya koyar. Sürecin bir arabulucuya gittiği düşünüldüğünde, karşı tarafın 500.000 ₺’lik ödemeyi yapmak istemediği rahatlıkla anlaşılabilir. “Taraf 1”in takdir ihtiyacını sürece katkı sağlayacak şekilde dile getirmek, alternatif çözüm yollarına da imkan tanıyabilir.
Bu, tarafların ‘pozisyon’larından çok ‘çıkarları’ üzerinde konuşmasını sağlar; bu da arabuluculuğun temel amaçlarından biridir. Örneğin taraflar yalnızca ödemeye odaklanmak yerine, işin sunumunda isim paylaşılması, referans olarak kullanma, gelecek kârlar üzerinden belirli bir tutar gibi alternatif çözümler üzerinde diyalog kurabilir.
Sürece Katılanlar İçin Önerilerimiz
Eğer bir arabuluculuk süreci içinde yer alıyor ve sürecin doğru ilerlemesine katkıda bulunmak istiyorsanız, arabulucunuzun yönlendirmesi ile veya kendi inisiyatifiniz ile söyleyeceklerinizi şu şekilde “yeniden çerçeveleyebilirsiniz”:
- Geçmişe değil, geleceğe odaklanın. Geçmişte yaşadığınız problemleri değil, gelecekte bu durumun nasıl değişmesini istediğinizi ifade edin.
- Suçlamak yerine sorumluluk paylaştırmaya çalışın.
- Sizin için önemli olan noktaları işlevsel bir şekilde ifade edin. Yaşadığınız uyuşmazlığın etkileri ve “haklı çıkma” çabası yerine, süreçten ne kazanarak ayrılmanın sizi mutlu edeceğini düşünün.
Yeniden Çerçeveleme Yöntemini Kullanırken Arabulucuların Dikkat Etmesi Gerekenler
Bütün bu bilgiler, yeniden çerçeveleme yönteminin neden arabulucuların sık sık tercih ettiği yöntemlerden biri olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, bu yöntemi kullanırken dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar da bulunur.
İlk olarak, “yeniden çerçeveleme”deki amaç sadece tarafların söylediklerini farklı kelimelerle ifade etmek ile sınırlı olmamalıdır. Bu yöntem, sadece yukarıda listelenen prensipler doğrultusunda somut diyaloglar kurulabilecek alanlar yaratmak için kullanılmalıdır. Aksi takdirde, yeniden çerçeveleme yönteminin kullanılması tarafların cümlelerini değiştirmek dışında herhangi bir etkiye sahip olmayacaktır.
Bağlantılı olarak, görüşmeler sırasında bu tekniği çok sık kullanmak tarafların kendilerini kendi istedikleri gibi ifade edemediği algısı yaratabilir. Bir başka deyişle, süreç içinde yer alan kişiler kendi ifadelerinin sürekli değiştirildiğini, söylemek istedikleri şeylerin “kabul görmediğini” hissetmemelidir.
Yine bununla paralel olarak değinilebilecek bir nokta, “yeniden çerçeveleme”nin duyguları tamamen geçersiz saymak gibi bir amacı olmadığını vurgulamaktır. Tarafların duyguların anlaşılmadığını hissetmesi süreci olumsuz yönde ilerletecektir. Bu metodu kullanan arabulucuların temel çabası, cümleleri tamamen duygulardan arındırmak ve tamamen objektif hale getirmek değil, bu duyguların arasındaki asıl ihtiyaçlara odaklanmaktır.
Yeniden çerçeveleme yöntemini kullanırken karşılaşılacak en büyük risk ise, arabulucuların bu yöntemi kullanırken tarafların söylediklerini yanlış şekilde çerçevelemesidir. Yeniden çerçeveleme, ihtiyaçları anlama ve sorun çözümüne odaklanma amacıyla kullanılmalıdır.
Bu nedenle arabulucular, tarafların kurduğu cümleleri bu yöntem ile değerlendirirken somut ve objektif kalmak için ekstra bir çaba sarf etmelidir. Yeniden çerçeveleme, söylenen cümleleri çözüme doğru birer adım haline getirmek için kullanılması gereken bir yöntemdir. Bu yöntemin amacı, bir tarafın söylediklerinden arabuluculunun ne anladığını veya arabulucunun bu söyleneni kişisel olarak nasıl anladığını / algıladığını ortaya koymak değildir.
Sonuç
Yeniden Çerçeveleme, sürece ağır bir duygusal yük ile başlayabilecek tarafların ihtiyaç ve taleplerini işlevsel bir şekilde ifade edebilmesi için arabulucuların kullanacağı temel metotlardan bir tanesidir.
Yeniden Çerçeveleme, geçmişe dönük ve suçlayıcı ifadelerin, geleceğe ve sorunun çözümüne yönelik olacak şekilde tekrar ifade edilmesini sağlar. Bu sayede, arabuluculuğun temel amaçlarından bir tanesi olan “tarafların gerçek ihtiyaç ve isteklerini anlama” çabası hızlı bir şekilde yerine getirilmiş olur.
Kaynakça
https://ukmediation.net/the-a-z-mediation-reframing
https://mediate.com/reframing-a-conflict-resolvers-superpower