
2024 yılında Türkiye’de arabuluculuk sürecine dair önemli bir yasal değişiklik gerçekleşti. Bu değişiklik, dava şartı arabuluculuk kapsamında ilk toplantıya katılmayan tarafın yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin sorumluluklarını yeniden düzenledi.
Önceki Düzenleme ve Anayasa Mahkemesi’nin İptal Kararı
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin 11. fıkrası, dava şartı arabuluculuk kapsamında taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması durumunda, bu tarafın davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulacağını ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyeceğini öngörüyordu.
Ancak, Anayasa Mahkemesi, 14 Mart 2024 tarihli ve 2023/160 E., 2024/77 K. sayılı kararıyla bu düzenlemeyi iptal etti. Mahkeme, söz konusu hükmün mülkiyet hakkı ve mahkemeye erişim hakkı gibi temel hakları orantısız bir şekilde sınırladığını belirtti. Özellikle, davada haklı çıkan bir tarafın tüm yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve vekâlet ücretinden mahrum bırakılması, kişilere aşırı bir külfet yüklediği gerekçesiyle iptal kararı verildi.
Yeni Yasal Düzenleme: 9. Yargı Paketi
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının ardından, 14 Kasım 2024 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (9. Yargı Paketi) ile yeni bir düzenleme getirildi. Bu düzenleme, 6325 sayılı Kanun’un 18/A maddesinin 11. fıkrasını ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3/12. maddesini değiştirdi.
Yeni düzenlemeye göre, dava şartı arabuluculuk kapsamında ilk toplantıya geçerli bir mazeret göstermeksizin katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulacak ve lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin de yarısına hükmedilecektir.

Uygulamadaki Değişiklikler ve Değerlendirme
Yeni düzenleme önceki hükme kıyasla daha orantılı bir yaklaşım sergilemektedir. Artık, ilk toplantıya katılmayan taraf, yargılama giderlerinin tamamından değil, sadece yarısından sorumlu tutulmakta ve vekâlet ücretinin de yarısına hükmedilmektedir. Bu değişiklik, hem arabuluculuk sürecine katılımı teşvik etmekte hem de tarafların temel haklarını koruma amacı gütmektedir.
Ancak, bazı hukukçular, bu düzenlemenin de yeterince orantılı olmadığını ve hâlâ hak arama özgürlüğünü sınırladığını savunmaktadır. Özellikle, tüketici uyuşmazlıklarında bu yaptırımların uygulanmaması gerektiği yönünde görüşler bulunmaktadır.
Dava şartı arabuluculuk kapsamında ilk toplantıya katılmamanın sonuçlarına ilişkin yapılan bu yasal değişiklik, arabuluculuk sürecinin etkinliğini artırmayı ve tarafların haklarını korumayı hedeflemektedir. Ancak, uygulamada karşılaşılabilecek sorunların önlenmesi için düzenlemenin dikkatli bir şekilde uygulanması ve gerektiğinde yeniden değerlendirilmesi önem arz etmektedir.
Kaynakça
1. Anayasa Mahkemesi Kararı, 14 Mart 2024, 2023/160 E., 2024/77 K.
2. Türkiye Barolar Birliği Dergisi, “Arabuluculuk İlk Toplantısına Geçerli Mazeret Göstermeksizin Katılmamanın Yaptırımı”, 2024.