
Arabuluculuk uyuşmazlık çözümünde giderek daha fazla kullanılan bir yöntem haline geldikçe, bu konuyla ilgili kavram ve alt başlıklarla ilgili araştırmalar da yaygınlaşıyor.
“İhtiyari Arabuluculuk” bu bağlamda en sık karşılaşacağınız kavramlardan birisi olarak dikkat çekiyor. Bu detaylı yazıda, ihtiyari arabuluculuğun tam olarak ne olduğunu günlük bir dille size aktarmaya ve bu süreçle ilgili en sık sorulan soruları cevaplamaya çalışacağız.
Kısaca İhtiyari Arabuluculuk
Çok kısa bir tanım ile ihtiyari arabuluculuk, bir anlaşmazlık içinde olan tarafların herhangi bir zorunlululuk olmadan arabuluculuğu tercih etmesi olarak tanımlanıyor. “Gönüllü arabuluculuk” veya “isteğe bağlı arabuluculuk” olarak da adlandırılabilecek bu süreç, Türkçe hukuk terminolojisinde genellikle dava şartı arabuluculuk ifadesinin karşıtı olarak kullanılıyor:
İlgili yazıda detaylı olarak bahsettiğimiz dava şartı arabuluculuk, anlaşmazlık içindeki tarafların sorunları mahkemede çözmeden önce arabuluculuk yöntemini denemesini zorunlu kılıyor. Belli alanlarda getirilmiş olan bu gereklilik, sorunların daha barışçıl bir şekilde çözülmesini ve mahkemeler üzerindeki yükün azaltılmasını hedefliyor.
Buna karşın ihtiyari arabuluculuk, tarafların tamamen kendi istekleri ile sorunlarını bir arabulucu aracılığıyla çözmeyi hedeflemesini ifade ediyor.
İhtiyari Arabuluculuğun Avantajları Neler? Neden gönüllü olarak arabuluculuk süreçleri tercih ediliyor?
Her ne kadar istenmeyen bir durum olsa da, kişi ve kurumlar arasındaki uyuşmazlıklar hayatın değişmeyecek bir gerçeğini oluşturuyor. Bu tarz sorunlar kişiler arasında çözülemeyecek noktaya vardığında, devreye yetkili bir mercinin girmesi gerekiyor.
Geleneksel olarak, bu süreç tarafların birbirine dava açması ve sorunlarının mahkemede çözülmesi anlamına geliyor.
Ancak arabuluculuk gibi alternatif uyuşmazlık çözümleri burada pek çok önemli avantaj sağlıyor. Özellikle süreçlerin geleneksel mahkeme süreçlerine göre ciddi oranda daha uygun fiyatlı olması ve çok daha hızlı ilerlemesi, uyuşmazlıklarını ekonomik ve çabuk bir şekilde çözmek isteyenler için önemli bir alternatif sunuyor.
Bunun yanı sıra, arabuluculuk süreçlerinin taraflar arasında daha sağlıklı bir ilişkiyi mümkün kılması ve iletişimin daha yapıcı bir şekilde ilerlemesine sebep olması da önemli bir rol oynuyor. Özellikle uyuşmazlığın çözümü sonrasında uzun vadeli diyalogun önemli olduğu senaryolarda, arabuluculuk önemli bir fırsat yaratıyor. Belli noktalarda, arabuluculuğun sağladığı gizlilik imkanı da önemli bir avantaj haline geliyor.
Uzun dava süreçleriyle uğraşmamayı tercih eden, sorunlarını daha hızlı ve dostane çözümlere kavuşturmak isteyen kişiler ihtiyari arabuluculuk süreçlerini tercih ediyor.
İhtiyari Arabuluculuk Başarı Oranları
Tüm bu gerekçelerin etkisiyle, ihtiyari arabuluculuk süreçleri problemleri çözüme ulaştırma oranlarında da çok başarılı hale geliyor.
Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan istatistiklere göre, 2013 – 2021 yılları arasında ihtiyari arabuluculuk süreçlerinde tarafların karşılıklı anlaşma oranı %98 olarak dikkat çekiyor.
Başvuru sayısı ile birlikte değerlendirildiğinde, bu istatistik daha da etkileyici bir tablo çiziyor. Yaklaşık 700.000 arabuluculuk sürecinin %98’inin anlaşma ile sonuçlanması, çoğu uyuşmazlık sürecinin ihtiyari arabuluculuk ile neredeyse kesin olarak çözülebileceğini gösteriyor.
İhtiyari Arabuluculuk Süreçleri Nasıl İlerliyor?
İhtiyari arabuluculuk süreçleri genel olarak geleneksel yargı süreçlerinden daha hızlı ve daha şekilde başlatılıp, sonuçlandırılabiliyor.
Sürecin başlatılması için, taraflardan birinin bir arabulucu seçerek başvurması yeterli oluyor. Bu süreç için, Arabuluculuk Daire Başkanlığı gibi internet siteleri ve E-Devlet gibi platformlar kullanılabiliyor.
Bunun ardından, taraflar ortak olarak kabul edilen arabulucu ile ilk görüşmeyi gerçekleştirip, hem uyuşmazlıklarını karşılıklı olarak arabulucu ile paylaşma, hem de sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin bilgi alma şansına ulaşıyor. Bundan sonra görüşmeler taraflar ortak bir zeminde buluşana kadar gerekli görülen sıklıkta devam ediyor.
Anlaşma sağlanması durumunda, yapılan anlaşma taraflar arasında bir protokole bağlanıyor ve yazılı bir anlaşma haline getiriyor. Özellikle daha hassas süreçlerde, bu anlaşmanın mahkemelerden icra edilebilirlik şerhi alınarak bir mahkeme kararı niteliğini kazanması da mümkün oluyor.
Süreçte, aksi kararlaştırılmadığı takdirde arabuluculuk ücreti taraflar arasında eşit olarak paylaşılarak ödeniyor.
İhtiyari Arabuluculuk Her Zaman Başvurulabilecek Bir Yöntem Mi?
Özellikle %98’e varan anlaşma oranı, ihtiyari arabuluculuğu dikkat çekici bir yöntem olarak konumlandırıyor. Ancak hukuki olarak her uyuşmazlığın “arabuluculuğa elverişli” olmaması gerçeği önemli bir detay. Bazı uyuşmazlık konuları, yasalara göre “arabuluculuğa elverişli olmayan” süreçler olarak tanımlanıyor. Bir başka deyişle, hukuki olarak bu uyuşmazlıkların mutlaka mahkeme önünde çözülmesi gerekiyor; burada yapılan arabuluculuk süreçleri herhangi bir geçerlilik taşımıyor.
Olumlu haber, bu uyuşmazlıkların sayısının çok fazla olmaması. 2025 yılı itibariyle, sadece şiddet iddiası bulunan aile içi uyuşmazlıklar, ceza davaları, vergi hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar gibi bazı spesifik konular dışında pek çok süreç arabuluculuk ile çözülebiliyor. Arabuluculuğa elverişli olmayan süreçler hakkında daha fazla bilgi almak için, sitemizdeki bu yazıya da göz atabilirsiniz.
Sonuç olarak, ihtiyari arabuluculuk hem uyuşmazlıkları çözme yöntemi, hem de bu süreçte elde ettiği başarı oranıyla dikkat çekiyor. Kendi uyuşmazlıklarınızın bu süreçlerle çözülüp çözülemeyeceğini merak ediyor veya genel olarak arabuluculuk ile ilgili daha fazla bilgi almak istiyorsanız, her zaman sitemizdeki İletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.
Kaynakça
https://adb.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/2492021194715ihtiyari.pdf