
Arabuluculuk çözümleri giderek daha popüler hale geldikçe, arabuluculuk mesleğine olan ilgi de artış göstermektedir. Hukuk temelli bir meslek olan arabuluculuğu yapabilmek için ise belli kriterleri yerine getirmek ve bazı süreçleri başarıyla tamamlamak gerekmektedir.
Bu yazıda, ilk olarak Türkiye’de kimlerin arabulucu olabileceğine ilişkin teknik gereklilikleri ele alacağız. Yazının ikinci bölümünde ise, arabulucu olmak isteyenlerin sahip olması gereken temel formasyon ve özelliklere yoğunlaşacağız.
Türkiye’de Arabulucu Olmak İçin Ne Gerekiyor?
Türkiye’de arabulucu olmak için gereken temel koşul, hukuk fakültesi mezunu olmaktır. Türkiye’de hukuk fakültesini bitirmiş veya yurt dışında bir hukuk fakültesini bitirdikten sonra Türkiye’deki programlara göre eksik kalan derslerin sınavlarını başarıyla tamamlamış olan kişiler, arabulucu olmak yolunda ilk gerekliliği yerine getirmiş sayılır.
Bununla birlikte, yalnızca hukuk fakültesi mezunu olmak doğrudan arabuluculuk mesleğine adım atılabileceği anlamına gelmez. Arabulucu olmak isteyen hukukçuların, mezun olduktan sonra mesleklerinde en az beş yıllık kıdeme sahip olması beklenmektedir.
Beş yıllık kıdeme sahip olan hukukçular, arabulucu olmaya karar vermeleri durumunda bu alana özel bir eğitim alır. Bu eğitim tamamlandıktan sonra, adayların Adalet Bakanlığı tarafından yapılan yazılı sınavda başarılı olmaları gerekir. Bu şartları yerine getiren bir hukukçu, arabulucu olarak hizmet vermeye başlayabilir.
2024 yılında yürürlüğe giren 9. Yargı Paketi, daha tecrübeli hukukçular için arabulucu olmanın alternatif bir yolunu daha açmıştır. Detaylarını ilgili yazımızdan okuyabileceğiniz düzenlemeler sonrasında, mesleklerinde yirmi yıl veya daha fazla tecrübesi olan kişilerin arabuluculuk eğitimi aldıktan sonra sınavsız olarak arabulucu olması mümkün hale getirilmiştir.
Mesleki hayatlarında yirmi yıllık geçmişi olan kişilerin sınav sürecine gerek duymadan bu süreçleri yönetebilecek tecrübeye sahip olacağı varsayımına dayanan bu düzenleme, artan talep karşısında arabulucu sayısını artırma amacı taşımaktadır.
Arabulucu Olmanın Önünde Engel Yaratabilecek Durumlar
Bu gereksinimlerin yanı sıra, bazı durumlar kişilerin arabulucu olmasının önünde engeller de yaratabilmektedir.
Arabulucu olmak isteyen kişilerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması gerekmektedir. Aynı zamanda adli sicil kaydının temiz olması da önemli bir kriterdir. Özellikle terör örgütleriyle herhangi bir bağlantı olmaması gerekliliği önem taşırken, Arabuluculuk Daire Başkanlığı web sitesinde listelenen şu maddelere ilişkin herhangi bir suç kaydı olmaması şartı da aranmaktadır:
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık, gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma, yalan tanıklık ve yalan yere yemin suçlarından mahkûm olmamak
Bu konulardan herhangi birinde kriterlere uymamak, arabulucu olmak isteyenler önünde engel oluşturacaktır.
Bu konuda sıkça merak edilen unsurlardan bir tanesi, yurt dışında alınan arabuluculuk eğitimlerinin Türkiye’de geçerli olup olmadığı yönündedir.
Mevcut düzenlemeye göre, sadece yurt dışında bir arabuluculuk eğitimi almış olan kişiler, Türkiye’de arabuluculuk yapamamaktadır. Bu nedenle, yurt dışında bir arabuluculuk eğitimi almış kişilerin, Türkiye’de mesleki hayatlarını sürdürebilmeleri için Adalet Bakanlığı onaylı arabuluculuk eğitimlerini tamamlamaları gerekmektedir.
Arabuluculuk Yapmak İsteyen Kişilerin Sahip Olması Gereken Özellikler
Tüm meslek gruplarında olduğu gibi, arabuluculukta da mesleği yapabilmek için gereken teknik süreç ile sahip olunması gereken kişisel ve profesyonel beceriler birbirlerinden ayrı iki boyut teşkil etmektedir.
Arabuluculuk, temel olarak iki taraf arasındaki uyuşmazlığı tarafların perspektifini ve uyuşmazlığın yasal boyutlarını ele alarak çözmeye dayanır. Bu nedenle tüm arabulucuların çalıştıkları alanda yasal olarak güçlü bir altyapıya sahip olması gerekir. İlk arabuluculuk görüşmesi öncesinde taraflardan gelen belgeleri detaylı olarak incelemek, sürecin hukuki boyutunu irdelemek ve gerekli ön hazırlığı yapmak arabuluculuk süreçlerinde en çok zaman alan aşamalardan birisi olarak dikkat çeker. Bu nedenle arabuluculuk yapmak isteyen kişilerin bu yoğunluğu göze alması gerekir.
Arabulucu olabilmek için gereken en büyük yetkinlik ise iletişim teknikleri ve müzakere yöntemleri konusunda bilgi sahibi olmaktır. Birbirleriyle bir uyuşmazlık içinde bulunan ve ilişkileri de gergin olabilecek kişilerin, aynı masada tarafsız bir iletişim zemininde buluşturulması zorlayıcı bir süreç olabilir.
Bu sebeple arabulucuların bu gibi durumlarda kullanılabilecek ideal iletişim tekniklerini bilmesi, arabuluculuk kapsamında faydalanılan metotlar konusunda tecrübeli olması gerekir. Neredeyse tüm arabuluculuk eğitimleri, bu süreçlere yoğunlaşarak bu mesleği icra edecek kişilerin bunları öğrenmesi için vakit ayırmaktadır.
Bir arabulucunun temel becerisi, zorlu süreçlerde objektif kalmak ve tarafların iletişim kurabilmesini sağlamaktır. Bunun için arabulucuların iyi ve etkin bir dinleyici olarak hareket etmesi, güçlü iletişim becerilerin olması, tarafların duygularını yönetmelerine yardımcı olacak bir tavırla ilerlemesi gerekir.
Bu süreçler, arabulucuların sabırlı ve duygusal anlamda dayanıklı olmasını zorunlu kılar. Arabulucuların hem iki tarafla da empati kurabilecek duygusal zekaya sahip olması, hem de gerektiğinde bu öfke, üzüntü, stres gibi güçlü hisleri kontrol edebilmesi / yönetebilmesi gerekir.
Arabuluculuğun ülkemizde de giderek önem kazanan bazı alanları, bu becerileri daha da önemli hale getirir. Örneğin aile arabuluculuğuna ilişkin süreçler, diğer süreçlere göre duygusal yükü çok daha üst düzeyde olan uyuşmazlıklar haline gelebilir.
Böyle uyuşmazlıkları verimli olarak çözebilmek için, arabulucuların bu yetkinlikleri üst düzeyde kullanabilmesi gerekir. Özellikle hassas süreçlerin yönetimi için, belli psikolojik formasyonların alınmış olması da arabuluculara büyük fayda sağlar.
Sonuç olarak, arabulucuların sahip olması gereken en büyük kişisel yetkinlikler şöyle özetlenebilir:
- Tarafsızlık
- Disiplinli hazırlık
- Güçlü duygusal zeka
- İleri iletişim ve müzakere becerileri
Hem işin hukuki boyutunda en sağlıklı değerlendirmeleri yapabilmek, hem de daha hassas süreçleri en verimli şekilde yönetebilmek için, arabulucuların kendi seçtikleri ve çalıştıkları alanlarda (örneğin aile arabuluculuğu, işçi – işveren uyuşmazlıkları vb.) uzmanlaşmaları önemli bir kriterdir.
Arabulucu olmakla ilgili sorularınız, katılabileceğiniz eğitim programları ve düzenlediğimiz seminerler için, bize her zaman İletişim sayfamızda yer alan form vasıtasıyla ulaşabilirsiniz.