Arabuluculuk Bilgi Bankası

Arabuluculuk

Yapay Zeka ve Arabuluculuk: Uyuşmazlık Çözümlerinde Gelecek Dönem

Yapay zeka, günümüzün en önemli ve heyecan verici gelişmeleri arasında yer alıyor. Hayatın neredeyse her alanında büyük bir hızla değişime sebep olan yapay zeka (AI) teknolojileri, hukuk süreçleri ve alternatif uyuşmazlık çözümlerinde de önemli rol oynama potansiyeli taşıyor.

Yapay Zeka Teknolojileri ve Arabuluculuk Alanında Kullanılabilecek Boyutları

Başta büyük miktarda verileri hızlı şekilde inceleme, bu verilerden sonuç çıkartma ve anlaşılabilir dille hızlı rapor ve özetler oluşturma özellikleri, yapay zekanın arabuluculukta etkin bir şekilde kullanılabileceği anlamını taşıyor.

Bir uyuşmazlık sürecinde normal şartlarda arabulucu ve ekibi tarafından detaylı olarak tek tek incelenmesi gereken belge ve verilerin, yapay zeka yardımıyla çok daha hızlı incelenebilecek olması bu teknolojinin alternatif uyuşmazlık çözümlerindeki temel potansiyelini oluşturuyor. Her ne kadar uzmanların bu verileri teyit etmesi gerekliliğini ortadan kaldırmasa da, yapay zeka destekli araştırma ve hazırlık süreçleri, arabuluculukta çok daha hızlı sonuçlara ulaşma ihtimalini yaratıyor.

Aynı zamanda doğal dil işleme (NLP), makine öğrenimi, veri analizi ve benzeri teknolojiler, anlaşılabilir ve faydalı raporlar üretmek için gereken iş gücünü önemli oranda azaltabiliyor.

Bunun dışında pek çok alanda da, yapay zeka kullanımının arabuluculuk süreçlerinde çeşitli süreçleri hızlandırabileceği tahmin ediliyor. Örneğin;

gibi özellikler, arabuluculuk süreçlerine daha önceki dönemlerde mümkün olmayan bazı avantajlar yaratıyor.

Yapay Zekanın Sınırlamaları: AI Yakın Gelecekte Arabulucuların Yerini Alabilir Mi?

Tüm bu heyecan verici potansiyele rağmen, yapay zeka tabanlı teknolojilerin yakın gelecekte “tamamlayıcı” bir rolle sınırlı kalması daha muhtemel.

Yapay zekanın en büyük sınırlamalarından bir tanesi, üretilen sonuçlarda yanlış bilgilerin ve herhangi bir kaynağa dayanmadan oluşturulmuş detayların yer alabilmesinden kaynaklanıyor. Büyük dil modeli (LLM) teknolojisini kullanan yapay zeka sağlayıcılarının kendi platformlarında da belirttiği “yanlış bilgi üretebilme” ihtimali, hukuk alanında çok ciddi sonuçlar doğuruyor. Diğer kullanım alanlarında belli bir toleransla yaklaşılabilecek bu ihtimal, hukuk gibi hata payının hiç olmadığı alanlarda büyük bir risk potansiyeli taşıyor.

Arabuluculuk süreçlerine özel olarak, bu uzlaşma yönteminin yalnızca hukuki bir boyutla sınırlı olmaması; pek çok uyuşmazlık alanında psikolojik destek, taraflar arasındaki iletişimi yönetme, uzun vadeli bir iletişim alışkanlığı oluşturma gibi sorumluluklar da üstlenilmesi yapay zekanın henüz yerine getiremeyeceği çözümler olarak öne çıkıyor.

Yapay zekanın tüm etkileyici potansiyeline rağmen, arabulucuların süreç boyunca tarafların yaşadığı duygusal değişiklikleri daha iyi takip edebilmesi, algoritmik düşünce yapısına göre daha esnek davranabilmesi ve güçlü bir etik algısıyla hareket edebilmesi, yakın gelecekte bu mesleğin önem kazanmaya devam edeceğini gösteriyor. Özellikle aile hukuku ve taşınmazlara ilişkin süreçlerde (örneğin komşular arasındaki anlaşmazlıklarda) arabuluculuğun önemli bir rol oynaması, bu çözüm yönteminde kişisel iletişimin ve duygusal faktörlerin kolaylıkla dışarıda bırakılamayacağı anlamını taşıyor.

Bir başka büyük soru işareti de gizlilik konusu ile ilgili. Arabuluculuk süreçlerinin en büyük avantajlarından birisi, süreçleri yalnızca ilgili taraflar ve arabulucu arasında saklı tutmasından kaynaklanıyor. İnternet üzerinden kullanılan yapay zeka platformları, girilen her türlü belge ve bilgiyi hizmet sağlayıcı şirketlere ait sunuculara gönderdiğinden, yapay zeka tabanlı süreçlerde gizlilik konusunda önemli soru işaretleri doğuyor.

Arabuluculuk’ta Yapay Zeka Kullanımına İlişkin Araştırmalar

Dünya çapında arabuluculuk ile ilgili yapılan araştırmalar hem bu endişeleri ortaya koyan, hem de ilginç sonuçlar sunan nitelikte ilerliyor.

Fransa’da düzenlenen bir arabuluculuk eğitimi sırasında, moderatörün “Günlük ve profesyonel hayatınızda yapay zeka kullanıyor musunuz?” sorusuna büyük çoğunluk olumlu yanıt verirken, soru “Peki yapay zekanın arabuluculuk süreçlerinizde size destek olmasını ister misiniz?” şeklinde sorulduğunda çok daha olumsuz bir tablo ortaya çıkıyor.1

Herhangi akademik bir ölçüte göre yapılmasa da, bu tablo aslında günümüz koşullarında çok şaşırtıcı bir sonuç sunmuyor. Günlük hayatta yapay zeka kullanımı ile, arabuluculuk kadar hassas bir süreçte bu teknolojinin rol oynaması oldukça farklı konular.

Karşı bir tez olarak, Montreal Üniversitesi ve Carnegie Melon Üniversitesi gibi prestijli kuruluşlarda görev yapan akademisyenlerin yazdığı “Robots in the Middle: Evaluating LLMs in Dispute Resolution” (Ortadaki Robotlar: Uyuşmazlık Çözümleri’nde Büyük Dil Modellerini Değerlendirmek) başlıklı makalede, katılımcıların %62’si yapay zeka tarafından üretilen çözüm önerilerini insanlar tarafından üretilen çözümlere göre daha başarılı olarak değerlendiriyor. Bu oran “daha iyi veya aynı kalitede” olarak değerlendirenlere bakıldığında %84’e kadar yükseliyor.2

Özellikle büyük dil modellerinin henüz yeni bir teknoloji olması, bu alanda somut çıkarımlar yapılması için daha fazla araştırma ve daha fazla veri gerektiriyor. Ancak bu sonuçlar, yapay zekanın arabuluculuk alanında sunduğu tüm risklere rağmen önemli bir potansiyel taşıdığını ortaya koyuyor.

Türkiye’deki Gelişmeler

Türkiye’de hem arabuluculuk ve alternatif uyuşmazlık çözümleri giderek önem kazanıyor; hem de dünyanın geri kalanında olduğu gibi, yapay zeka konusunda önemli çalışmalar yürütülüyor.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un 2024 yılında yaptığı açıklamalar, yapay zekanın yargının hizmetinde kullanılabilmesi için altyapı hazırlıklarının bulunduğunu ve bunların UYAP gibi dijital platformlara yakın zamanda entegre edileceğine işaret ediyor.3

Özel sektör ve eğitim kurumlarında da spesifik olarak arabuluculuk alanında yapay zekanın kullanılması için çeşitli çalışmalar yapılıyor. Hukuk odaklı bilişim ürünleri üreten bazı şirketler, doğrudan yapay zeka tabanlı arabuluculuk programları geliştirmiş ve bunları hukuk bürolarının hizmetine sunmuş durumda.4

Üniversitelerde de benzer yönde çalışmalar dikkat çekiyor. Yapay zekanın hukuk alanında kullanımına ilişkin pek çok makale yazıldığı ve çalıştay düzenlenildiği gibi5, doğrudan arabuluculuk özelinde geliştirme çalışmaları da yapılıyor. Bu çalışmalar, yalnızca arabuluculuk sürecinin yönetimine destek olma amacını değil, aynı zamanda gizlilik endişesi gibi yapay zekanın bu alanda kullanılmasına ilişkin engelleri de aşmayı amaçlıyor.6

Sonuç olarak, yapay zekanın diğer tüm faaliyet alanlarında olduğu gibi hukuk ve özel olarak arabuluculuk alanında da gelecekte yoğun olarak rol oynaması bekleniyor. Bu konuda güncel gelişmeler ve düzenli yazılar için, sitemizin Bilgi Portalı’nı takip etmeye devam edebilirsiniz.


Kaynakça

  1. https://dailyjus.com/news/2025/04/the-future-of-mediation-ai-funding-and-global-trends#:~:text=Ms,to%20reinforce%20it%20as%20a
  2. Araştırma sonuçları için: http://mediate.com/news/can-ai-replace-human-mediators-groundbreaking-study-reveals-surprising-results/#:~:text=,confidential%2C%20subject%20to%20legal%20exceptions; Makalenin tamamı için: https://arxiv.org/pdf/2410.07053
  3. https://www.abdpost.com/yargiya-da-yapay-zeka-gelecek/251725#:~:text=Bakan%20Tun%C3%A7%2C%20son%2021%20y%C4%B1lda,dedi
  4. https://lawyerteam.pro/Urunlerimiz/Arabuluculuk_Yonetimi
  5. Örnekler için: https://www.istanbulbarosu.org.tr/files/docs/yapay_zeka_caginda_hukuk2019.pdf; https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/4513617
  6. https://vs.izmirekonomi.edu.tr/tr/news/type/read/id/7978#:~:text=%C4%B0zmir%20Ekonomi%20%C3%9Cniversitesi%20,dijitale%20ta%C5%9F%C4%B1yacak%20yeni%20model%20tasarlad%C4%B1